Ekonomi

Ekonomi

ABD’DEN İRAN’A YAPILAN AMBARGODA TÜRKİYE’YE MUAFLIK ‘SEVİNCİ’

Tarih sahnesinde sayısız devletler kurulmuş ve yıkılmıştır. Bunların bir kısmı dönemlerinin süper gücü olarak anılırken kendi sistemlerini farklı şekillerde farklı bölgelere aktarmaya çalışmışlardır.

Söz gelim Moğol İmparatorluğu toprak işgal etmekle kalmamış yerleşim yerlerindeki insanları kılıçtan geçirmiştir. Roma ve Osmanlı İmparatorlukları aldıkları toprakları vergiye bağlama yolunu tercih etmiş; Britanya İmparatorluğu ise kurum ve kuruluşlara önem vererek kültürlerini empoze etmeye çalışmıştır. Günümüzde ise süper güç olarak kabuk edilen ülkelerin başında bürokrasisi ve örgütlenmesiyle birlikte hiç şüphesiz ABD yer almaktadır. Gerek içerisinde barındırdığı çeşitli etnik unsurlarla, gerek kendisini oluşturan 49+1 devletle, gerek küresel bir polisliğe soyunan rolü ile, gerek herhangi bir ülkenin (Rusya ve Çin dahil) iş yapmaya kalktığında ABD’ye karşı açık bir tavır alırken çekinmesiyle, gerek bazı ülkelere atadığı devlet başkanları ile, gerek ülkelerde yaptığı gizli/açık darbeler ile, gerek Dünya’nın neresinde olursa olsun en ufak sorunu ‘ulusal güvenlik tehdidi’ olarak görüp müdahale etmesi ile, gerek Amerika demek olan NATO ile, gerek 5’ten biri olması ile ve daha sayabileceğimiz bir çok nedenden dolayı ABD hiç kuşkusuz günümüzde ‘Süper Güç’  kelimesini almak için en uygun devlettir. ABD özellikle tahmin edilemez hareketlere sahip olan Donald Trump’ın Başkan olması ile gücünü daha çok gösterir hale getirmiştir.

ABD’nin süper güç olarak anılması ve kurduğu ittifaklarla bölgesel meseleleri derinden etkilemesi de önem arz etmektedir. İsrail Ortadoğu’da Müslüman coğrafyada yer alan ve bulunduğu bölgede bütün halkların tepkili olduğu bir devlet olarak ABD’nin desteğini her koşulda almaktadır. Amerika İsrail’e karşı en büyük düşman olarak ve Ortadoğu’da en büyük tehlike olarak İran’ı gördüğünü her zaman dile getirmektedir.

ABD onlarca yıldır İran’a ambargo uygulamaktadır. Lakin Obama döneminde 2015 yılında İran ile İran’ın nükleer silah edinmesini engellemeyi amaçlayan ve Batılı güçlerin İran’a yönelik ekonomik yaptırımları kaldırmasını öngören bir anlaşma imzalanmıştı. Trump, başkan olduktan sonra geçtiğimiz yıl mayıs ayında İran ile yapılan anlaşmadan çekileceğini İran’a yönelik yeniden ambargo uygulanacağını açıkladı. Bu konuda ABD’nin uyguladığı ambargoya uymayarak İran ile iş yapan ülkelere de karşılık verileceği belirtildi. Yani kimseye İran ile iş yapmayın yoksa sizleri de kara listeye alırız, dedi.

Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’nin ambargo kararına karşı çıkarak ambargonun kendisini bağlamayacağını, İran ile ilişkilere devam edeceğini açıkladı. Türkiye’nin bağımsız bir devlet olduğu, bir başka devletin herhangi bir devlete uyguladığı ambargoya uymak zorunda olunmadığı ve İran ile ilişkilere devam edileceği diler getirdi.

İran’a ambargonun Türkiye’yi ilgilendiren kısmı 5 Kasım 2018’de başladı ve petrole ambargo geldi. Lakin İran'dan petrol ithalatını kayda değer şekilde düşürmekle birlikte sıfırlayamayan 8 ülkeye, petrol ithalatı için geçici muafiyet tanınacağı açıklandı. Bu ülkeler Türkiye, Çin, Hindistan, Yunanistan, Güney Kore, Japonya, Tayvan ve İtalya’dır. Türkiye’de bu açıklama son dakika olarak yer aldı ve bir başka devletin kendisinin bir başka ülkeye uyguladığı ambargodan muaf tutulmak bir nevi zafer olarak duyuruldu. Devletin ilgili yetkilileri de bu konuda son dakika açıklamalar yaptı.

ABD’nin İran’a karşı 5 Kasım 2018’de petrole başlattığı ambargodan Türkiye’yi muaf tuttuğu 6 aylık süre mayıs ayında dolmaktadır. Seçimlerin yaklaşması ile bu sorunlar pek gündeme gelmese dahi bu süreye yaklaşırken ABD ile F35 krizi dışında bir krizin daha bizleri beklediği düşünülmektedir. Bu noktada Halkbank vakasını unutmamak da gereklidir. Türkiye’nin ve Amerika’nın ilerleyen süreçte nasıl kararlar alacağı ve bizleri neyin beklediği merak konusu olmaya devam etmektedir. Burada Amerika’nın kabul edilen, bilinen gücü unutulmamalı ve Türkiye’nin durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Dönemin süper gücü Amerika’yı karşısına almadan İran’la ilişkilerin devamına yönelik yeni politikalar üretmeye çalışmalıdır. Yorucu bir süreç olsa da ikili ve çoklu temaslara dikkat ederek şeffaf kararlar verilmelidir. Ne süper güç diye sınırımızdaki komşumuzu karşımıza almak ne de sınırımızda diye süper gücü karşımıza almak elimizdeki iki seçenek olmamalı